Funny Drunk Girls
23 Kasım 2009
27 Nisan 2009
Yokmuşum
Anladım ki ben yokmuşum aslında
Yarım yamalak çalınan bir nihavent faslında
Sözü bilmez de uydurur gibi sarhoşun biri
Duyuldukça sevilen bir sesmişim aslında
Hû
Yarım yamalak çalınan bir nihavent faslında
Sözü bilmez de uydurur gibi sarhoşun biri
Duyuldukça sevilen bir sesmişim aslında
Hû
14 Ocak 2009
...
sallanır salıncak
sevdayı bulut eyleyip çekip gitmek lazımdır
söyleyecek söz bulamam gönlümü dar edene
bilirim kapanmak lazımdır içimin dergâhına
zaman değildir durup bakmak zamanı
sallanıp salıncak gibi rüzgar olmak lazımdır
çok vakitler çaldım,,
çok ağıtlar söyledim
hepsi kendim dinledim
bir pervane yürek olup ateşlerde gezindim
demi deme vurup,,
demi demle ovup,,
sarhoş olmak lazımdır
hû çekerim beni benden alana
sevdayı bulut eyleyip çekip gitmek lazımdır
söyleyecek söz bulamam gönlümü dar edene
bilirim kapanmak lazımdır içimin dergâhına
zaman değildir durup bakmak zamanı
sallanıp salıncak gibi rüzgar olmak lazımdır
çok vakitler çaldım,,
çok ağıtlar söyledim
hepsi kendim dinledim
bir pervane yürek olup ateşlerde gezindim
demi deme vurup,,
demi demle ovup,,
sarhoş olmak lazımdır
hû çekerim beni benden alana
01 Nisan 2008
ankebut III
şimdi adındır
şimdi ağındır
neydedir nefes
şimdi acındır
ve elifi elifine tenini çalarken saat
içimden içine düşerken cismim
sesindir üfleyen ismimi
sesindir omzumda ağrı
inlersin
dudağımda ney
ellerimde ud
inlersin ellerin her yerimde
bir örümcek daha doğar sırtından
gelir beni can evimden sokarsın
şimdi ağındır
neydedir nefes
şimdi acındır
ve elifi elifine tenini çalarken saat
içimden içine düşerken cismim
sesindir üfleyen ismimi
sesindir omzumda ağrı
inlersin
dudağımda ney
ellerimde ud
inlersin ellerin her yerimde
bir örümcek daha doğar sırtından
gelir beni can evimden sokarsın
29 Mart 2008
Z
eve geldim ev sensiz
dilim sensiz, ten sensiz
içimde yağmur yağar
tende her katre sensiz
sen dünyanın bir ucu
ben ismin ile rücû
içimde batar güneş
yanımda boşluk sensiz
kuğulunun bankında
zikreyledim adını
kuğular ötüp duru
mumlarda ışık sensiz
ulan desem diyemem
demesem cümle boşta
nisanın o vaktine
dayanır mı can sensiz
dilimde alfabenin
son harfi sallanıyor
içimde diğer harfler
duramıyor yar sensiz
şimdi olaydın burda
belki zaman durur da
bu dervişzen gönülde
durmaz idi el sensiz
hû
dilim sensiz, ten sensiz
içimde yağmur yağar
tende her katre sensiz
sen dünyanın bir ucu
ben ismin ile rücû
içimde batar güneş
yanımda boşluk sensiz
kuğulunun bankında
zikreyledim adını
kuğular ötüp duru
mumlarda ışık sensiz
ulan desem diyemem
demesem cümle boşta
nisanın o vaktine
dayanır mı can sensiz
dilimde alfabenin
son harfi sallanıyor
içimde diğer harfler
duramıyor yar sensiz
şimdi olaydın burda
belki zaman durur da
bu dervişzen gönülde
durmaz idi el sensiz
hû
25 Mart 2008
şems III
"sen hüzn ile deli gönül hüzn ile"
salâsıdır neyin bu dokunan içime
saf durduğumuz önde isimsiz divanedir
suretidir
pirimin dolaşan duvarlarda
duymaz ise talkını dolanır dili
kalb üzerinde kavuşmuş eli
gözleri nursuzdur sahibi veli
er kişi deyuben bir mestanedir
ağla ki titresin gözünde ışık
nurun da kendini bilme vaktidir
hû
salâsıdır neyin bu dokunan içime
saf durduğumuz önde isimsiz divanedir
suretidir
pirimin dolaşan duvarlarda
duymaz ise talkını dolanır dili
kalb üzerinde kavuşmuş eli
gözleri nursuzdur sahibi veli
er kişi deyuben bir mestanedir
ağla ki titresin gözünde ışık
nurun da kendini bilme vaktidir
hû
şems II
"sen keyf ile deli gönül keyf ile"
mor kaftanlar içinde eder semayı canlar
adından dem vurulan hep aynı rindanedir
sesindir
kubbeden aks ile değen canıma
o ki kudûm ile raksıdır neyin
o ki dingilikten sonra heyheyin
ve câmâ can veren şarabîlerin
elîfi gül ile şerh etmesidir
dokun ki titresin tenimde cânım
ademin de kendini bilme vaktidir
hû
mor kaftanlar içinde eder semayı canlar
adından dem vurulan hep aynı rindanedir
sesindir
kubbeden aks ile değen canıma
o ki kudûm ile raksıdır neyin
o ki dingilikten sonra heyheyin
ve câmâ can veren şarabîlerin
elîfi gül ile şerh etmesidir
dokun ki titresin tenimde cânım
ademin de kendini bilme vaktidir
hû
şems I
"sen nefs ile deli gönül nefs ile"
çakmışım çiviyi dudaklarına
dönüp de durduğum o pervanedir
bilmezsin
keramet dilde değildir
küf kokulu duvardan yansıyan suret
damardaki kan gibi sana emanet
ve sanki kül camlarda gezinen yağmur
sudan değil safi candan ibaret
üfle ki titresin mumun ışığı
kandilin de kendini bilme vaktidir
hû
çakmışım çiviyi dudaklarına
dönüp de durduğum o pervanedir
bilmezsin
keramet dilde değildir
küf kokulu duvardan yansıyan suret
damardaki kan gibi sana emanet
ve sanki kül camlarda gezinen yağmur
sudan değil safi candan ibaret
üfle ki titresin mumun ışığı
kandilin de kendini bilme vaktidir
hû
23 Mart 2008
geri dönüşsüz türkü II
hepsi
gözlerinden dudaklarıma değen
o tuzlu damlanın suçu
ve parmaklarımın arasında
parmaklarıma karışan parmaklarının
o kuğu
ve park
sadece suça şahit
gözlerinden dudaklarıma değen
o tuzlu damlanın suçu
ve parmaklarımın arasında
parmaklarıma karışan parmaklarının
o kuğu
ve park
sadece suça şahit
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
