duayı dudaklarından alıp
dudaklarımda gezdirdim
ve gözlerinin rengini içime sindirdim
çok yasak dokunuşlardı
ağaçlar ve mumlar şahit
ve ankara’nın namussuz soğuğu
ve o el örgüsü battaniye
ve bir de beyaz kuğu
“dün yarına dönmüştü
sigaralar sönmüştü
bir tek o beyaz kuğu
ağladığını görmüştü”
çok yağmurlu gözlerin
tuzu dudaklarıma
düştü bir mart gecesi
şimdi yüzüne bakmak
kırılmış parmakların
acılı işkencesi

1 yorum:
Korkularım var.İki kelimeyle özetleyebildiğime şükredemediğim. Şimdi,terli parmaklarımla, efektini yazıya aktaramayacağım sinir bozucu tuş sesleriyle ilk kez kayıt altına almayı deneyeceğim korkularım var. Sanki yuksek bir yerlerden, havadan örneğin, derin nefes alırken en cok, ağzımdan yada burnumdan içeriye doluşan ismini bilmediğim bişeyler ordusu hani görünmez halatlar var sanki ellerinde de sarkarak içime bir taarruz ve öyle ki sanki her doluşunda ciğerlerim önceden sistemli hazırlanılmış bir savaş ordusu bunlar. telaştan birbirine karışıyor halatları. milyonlarca düğüm içinde boğazım ben birini çözmeye kalksam, on katı çoğalıyorlar. batıyorlar. karmakarışık ve de anlamsız vucudumun heryerini işgal etmekteler hergun binlerce kez, hepside yerini benimsemiş korkularım var.Düşünmek istemedikçe, düşünmüş oldugum.Artık bilinçsizce nefesimi tuttuğumu farkettiğim saçma sapan alışkanlıklar edindiren korkularım var.Bu yuzden belkide yatmak için üç dört günde bir yatağıma gidiyor,dizlerimi karnıma yapıştırarak ve kavrayarak ayak bileklerimi yorganın altında bir eskimo evi yapıyorum kendime hiç çıkmak istemediğim,pencereye perdeye ihtiyac duymadıgım,içinde bi türlü ısınamazken terlediğim..Şöyle tam boğazımdan başlasam,memelerimin ortasından izlesem yolu, kasığıma kadar ipince bir çizgi çizsem, sivri uçlu, parlak ve baktıgımda yuzumu guzel gösterecek bir bıçakla,onları görebilir miyim bilmiyorum.
Yorum Gönder